AHMET NECDET SANÇAR'IN EBEDİYETE İRTİHALİNİN 51.YILI DEVRİYESİNDE EMANET SANDIĞININ AÇILIŞI:
AHMET NECDET SANÇAR'IN EBEDİYETE İRTİHALİNİN 51.YILI DEVRİYESİNDE EMANET SANDIĞININ AÇILIŞI:
Recep Yavuz'un yazısı...
Recep Yavuz'un yazısı...
Türk’ün Tapu Senetleri: Bedel Ödeyenlerin Şan Ordusu
Bugün "22 ŞUBAT 2026" sadece Ahmet Nejdet Sançar’ın aziz hatırasını yâd etmiyoruz; bugün, Türklüğün şah damarına çökmeye çalışan o habis ellere karşı bir istiklal nöbeti tutuyoruz!
Görüyoruz ve biliyoruz... Emperyalizmin karanlık koridorlarında kurgulanan o kirli planları, Türk’ün adını gönüllerden silmeye yeltenen taşeronları görüyoruz. Ancak unuttukları bir şey var: Bu davanın harcı; hamasetle değil, ömrünü zindanlarda, sürgünlerde ve kürsülerde tüketmiş devlerin kan ve alın teriyle karılmıştır!
Biz bugün;
Tabutlukları madalya gibi göğsünde taşıyan Hüseyin Nihal Atsız’ın eğilmeyen başıyla,
"Türk Milliyetçiliği" davasını bir devlet aklına dönüştüren Başbuğ Alparslan Türkeş’in iradesiyle,
Türk tarihini ilimle ayağa kaldıran Zeki Velidi Togan’ın muazzam birikimiyle,
Dilimizi ve şiirimizi vatan kılan Orhan Şaik Gökyay’ın Türkçesiyle,
Türk sosyolojisinin ve mefkuresinin mimarı Ziya Gökalp’in derinliğiyle,
"Dilde, fikirde, işte birlik" diyen İsmail Gaspıralı’nın o büyük rüyasıyla konuşuyoruz!
Bitmedi...
Zindanları medreseye çeviren Hikmet Tanyu’ların, kalemini kılıçtan keskin kılan Galip Erdem’lerin, ömrünü Türk dünyasına vakfeden Erol Güngör’lerin ve daha nice isimsiz kahramanın ahı ve şuuru üzerimizdedir. Bu isimler, sadece birer biyografi değil; emperyalizmin sinsi mühendisliğine karşı dikilmiş aşılmaz hisarlarımızdır.
Siz ey köksüz taşeronlar!
Siz; Reha Oğuz Türkkan’ların, Cevat Rıfat Atilhan’ların çektiği çileyi "eskimiş bir anı" mı sanıyorsunuz? Hangi operasyona girişirseniz girişin; Türk’ün çelikten iradesini, sarsılmaz liyakatini ve devlet kuran o kadim aklını yenemeyeceksiniz. Bizim rehberimiz; ilimdir, adalettir, yüksek ahlaktır!
Sözümüzdür: Tarihin bu kırılma noktasında; ne gönlümüzden bu isimlerin sevdasını, ne de yazıtlardan o kutlu "Türk" adını sildirmeyeceğiz! Biz; ilimle kuşanmış, sanatla incelmiş ama vatan söz konusu olduğunda birer "bozkurt" kesilen o neslin, o sarsılmaz zincirin halkasıyız.
Sonsöz ve Karar:
Yolumuz uzun, düşmanımız sinsi ama imanımız tamdır. Türklük; sloganla değil, yüksek bir medeniyet ufkuyla ve tavizsiz bir şahsiyetle kıyama durmuştur.
Ruhları şad, mekanları uçmağ olsun.
Bu kavga, hakikat kavgasıdır; bu kavga, Türklüğün ebediyet kavgasıdır!
BEN'im Namımla:
"Biz ki; kökü mazide olan bir atiyiz. Bizim amentümüz, Türk’ün izzeti ve devletin bekasıdır. Bu yolda çekilen her çile şerefimiz, ödenen her bedel rütbemizdir. Türklük; sinsi oyunlarla diz çökmeyecek kadar aziz, taşeron akıllarla silinmeyecek kadar kadimdir!"
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.