TÜRKİYE MOTOR DEVRİMİNE HAZIR MI?
TÜRKİYE MOTOR DEVRİMİNE HAZIR MI?
TÜRKİYE MOTOR DEVRİMİNE HAZIR MI?
TÜRKİYE MOTOR DEVRİMİNE HAZIR MI?
Prof. Dr. Bayram Altan: Yerli motor üretimi teknik değil, stratejik bir meseledir
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Güney Kampüsü’nde düzenlenen “Türkiye Motor Devrimine Hazır mı?” başlıklı panelde, yerli motor geliştirme çalışmaları, yeni nesil güç kaynakları ve savunma sanayiinde stratejik üretim başlıkları ele alındı. Konferansta Prof. Dr. Bayram Altan, yerli motor üretiminin teknik bir mesele olmanın ötesinde, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığıyla doğrudan ilişkili stratejik bir konu olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Bayram Altan, yerli motor üretiminin yalnızca mühendislik kapasitesiyle açıklanamayacağını belirterek, konunun teknolojik bağımsızlık, stratejik irade ve medeniyet perspektifiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı.
Akademisyenler, sanayi temsilcileri ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleşen konferansta Prof. Dr. Bayram Altan, motor teknolojilerinin modern dünyada hareketin, gücün ve sürekliliğin merkezinde yer aldığını ifade etti.
Dünyada söz sahibi olan ülkelerin, kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı asgariye indirmiş toplumlar olduğuna dikkat çeken Altan, teknolojinin sadece bir araç değil, aynı zamanda bir egemenlik alanı olduğunun altını çizdi.
“YERLİ MOTOR ÜRETİMİ KADER TAYİNİYLE İLGİLİDİR”
Türkiye’nin uzun yıllar motor teknolojileri başta olmak üzere birçok stratejik alanda dışa bağımlı kaldığını belirten Altan, bunun sadece teknik değil, aynı zamanda zihinsel ve yapısal bir sorun olduğunu dile getirdi.
Son yıllarda özellikle savunma sanayiinde ortaya konan kararlı duruşun önemli bir eşik oluşturduğunu kaydeden Altan, artık tartışılması gereken konunun “yapabilir miyiz?” değil, “bu kabiliyeti nasıl kalıcı ve kurumsal hâle getiririz?” sorusu olduğunu söyledi.
“FABRİKA KURMAK YETMEZ, KURUMSAL HAFIZA ŞART”
Yerli motor üretiminin kısa vadeli projelerle çözülemeyeceğini vurgulayan Prof. Dr. Altan, bu sürecin uzun soluklu bilgi üretimi, sabırlı bir Ar-Ge anlayışı ve güçlü bir kurumsal yapı gerektirdiğini ifade etti.
Üniversite, sanayi ve stratejik kurumların ortak bir hedef etrafında aynı dili konuşmasının zorunlu olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bilgi üretmeyen bir akademi teknoloji geliştiremez. Teknolojiyi ürüne dönüştüremeyen bir sanayi sürdürülebilirlik sağlayamaz. Stratejik yönü olmayan üretim anlayışı ise kalıcı güç oluşturamaz.”
ÜNİVERSİTELERE VE SANAYİYE KRİTİK GÖREV
Konuşmasında üniversitelerin rolüne ayrı bir parantez açan Altan, akademinin yalnızca teorik bilgi aktaran bir yapı olmaktan çıkması gerektiğini belirtti.
Bilginin raflarda kalan değil, sahaya dokunan ve üretime dönüşen bir anlayışla ele alınmasının zorunlu olduğunu söyleyen Altan, sanayinin de kısa vadeli kazanç hesapları yerine uzun vadeli teknolojik yatırımları bir zorunluluk olarak görmesi gerektiğini ifade etti.
Savunma sanayiinin ise bu süreçte yüksek standartları ve zorlayıcı hedefleriyle gelişimi hızlandıran itici bir güç olduğuna dikkat çekti.
“GELECEĞİN MOTOR TEKNOLOJİLERİNE YÖNELMEK MÜMKÜN”
Motor teknolojilerinin artık klasik sistemlerle sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Altan; hibrit çözümler, yeni nesil güç sistemleri, enerji verimliliği ve çevresel sürdürülebilirliğin bu alanın ayrılmaz parçaları hâline geldiğini söyledi.
Türkiye’nin bu noktada önemli bir avantaja sahip olduğunu ifade eden Altan, geç kalınmış alanlarda bile doğru stratejiyle doğrudan geleceğin teknolojilerine yönelmenin mümkün olduğunu dile getirdi.
“MERKEZDE İNSAN VAR”
Tüm teknik tartışmaların merkezinde insan unsurunun bulunduğunu vurgulayan Altan, nitelikli insan kaynağı olmadan en gelişmiş altyapıların dahi sonuç üretmeyeceğini söyledi.
Genç mühendislerin yalnızca meslek edinmeyi değil, üretmeyi ve sorumluluk almayı hedeflemesi gerektiğini belirten Altan, akademisyenlerin de yayın sayısından ziyade topluma ve ülkeye dokunan çıktıları öncelemesinin önemine dikkat çekti.
“BU MESELE İMKÂN DEĞİL, İRADE MESELESİDİR”
Teknolojik bağımsızlığın kısa vadede elde edilecek bir kazanım olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Bayram Altan, bu sürecin sabır, istikrar ve güçlü bir irade gerektirdiğini ifade etti.
Teknoloji politikalarının siyasi takvimlere göre değil, stratejik hedefler doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini belirten Altan, şu sözlerle konuşmasını tamamladı:
“Türkiye’de yerli motor üretimi bir imkân meselesi değildir. Bu mesele irade, zihniyet ve ortak hedef etrafında birleşebilme meselesidir. Bu irade ortaya konulduğunda ve bilimle desteklendiğinde başarının kaçınılmaz olduğu açıktır.”
ORTAK GELECEK VURGUSU
Prof. Dr. Altan, bu tür akademik ve stratejik buluşmaların sadece teknik bilgi paylaşımı olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığı için ortak bir gelecek inşasının zeminleri olduğunu belirterek, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.