Rum Komşuların Son Adımı
Rum Komşuların Son Adımı
1919-1922 Türk Kurtuluş Savaşı yılları: Denizli, Aydın, Muğla, Manisa ve İzmir’deki Rumların işgalci Yunan kuvvetleriyle iş birliği yapmaları üzerine,...
1919-1922 Türk Kurtuluş Savaşı yılları: Denizli, Aydın, Muğla, Manisa ve İzmir’deki Rumların işgalci Yunan kuvvetleriyle iş birliği yapmaları üzerine,...
1919-1922 Türk Kurtuluş Savaşı yılları: Denizli, Aydın, Muğla, Manisa ve İzmir’deki Rumların işgalci Yunan kuvvetleriyle iş birliği yapmaları üzerine, TBMM kararıyla Anadolu’daki Rumların Yunanistan’a tehciri (yurt dışına çıkarılması) gündeme geldir.
Isparta Rumları ise varlıklı olmaları, şehirde ticaret ile sanat alanında huzurlu bir yaşam sürmeleri nedeniyle Kurtuluş Savaşı olaylarına pek katılmadılar. Ancak çıkarılan göç yasası Isparta’yı da kapsamaktaydı.
13 Mayıs 1921 GÜNÜYDÜ. “Gülün kokulu toprağında hüzün, taşın bağrında vefa… Isparta Rumlarının tümden şehri terk etmeleri zamanı gelmiştir.
13 Mayıs ile 2 Ekim 1921 tarihleri arasında bütünüyle Rumlar Antalya limanından ve Konya istikametine doğru Sancak Isparta’sını terk edeceklerdir.
Mutasarrıf Vali Faik Bey’in Isparta’ya gelişinin hemen ardından, evvelce verilmiş emir gereğince, 16 yaşından yukarı ve 65 yaşından aşağı olan, askerlik hizmetlerinde çalışabilecek durumdaki Isparta Rumlarının tamamının Antalya ve Konya’ya tehciri (sürgünü) için çalışmalar başlatılır.
Mutasarrıf Isparta Valisi Faik Bey, Belediye Başkanı Süldürzade, Isparta Vekili, 1. TBMM Meclis Açılış Kurucu Üyesi, Hukukçu, Nadir Süldür Efendi, Mevlevi Dedesi Ali Dede (Aksu) Efendi, Hayırlar babası Kaçkın zade Hacı Ahmet, Evkaf memuru Edirneli Hüseyin Salih ve Müftü Şakir efendilerin ortaklaşa bir fon oluştururlar. Isparta’dan gitmeleri istenen Rumlarla daha önce Denizli, Aydın bölgelerinden gelen Rum aileleri için yol iaşesi için harcama yapılacaktır.
13 Mayıs sabahı göçe tabi tutulacak Rumlar İplikçi cami bölgesinde toplanırlar. 1921 Isparta’sında zaman yalnızca saatlerle değil; dökülen gözyaşlarıyla, sımsıkı tutulan komşu elleriyle ölçülüyordu. Bir yanda cepheye gidenlerin ardında kalan yollar, diğer yanda asırlık dostlukların zorunlu vedası… Müslüman Ispartalılar yıllarca bir ve beraber oldukları komşularını uğurluyorlar.
Rumların giderken sattıkları eşyaların hemen hepsini Müslümanlar, değerinden daha yüksek fiyatlarla satın almışlardı. Böylece eski dostluklarına vefa gösteren Müslümanlara, Rumlar müteşekkir, minnettar kalmışlardı. Bazı Rumlar ise eşyalarını Müslüman dostlarına bırakarak gitmişlerdi.
Dr. Vali Faik Bey’in şehre veda ettiği o sabah, Isparta Postanesi’nin taş duvarları yalnızca mektupları değil, bütün bir şehrin ortak acısını ve bitmeyen vefasını yankılamaktaydı. Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmış, Büyük Kurtarıcı Mustafa Kemal Atatürk’ ün önderliğinde yeni Türk devletine doğru siyasi ve askerî adımlar, cefakâr milletimizin desteğiyle kararlılıkla atılmaktaydı.




Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.