PARTİ İÇİ HAKİMİYET KAVGASINDA FURKAN CEM ER’E DÜŞEN GÖREV VE SORUMLULUK NE OLMALIDIR?
PARTİ İÇİ HAKİMİYET KAVGASINDA FURKAN CEM ER’E DÜŞEN GÖREV VE SORUMLULUK NE OLMALIDIR?
PARTİ İÇİ HAKİMİYET KAVGASINDA FURKAN CEM ER’E DÜŞEN GÖREV VE SORUMLULUK NE OLMALIDIR?
PARTİ İÇİ HAKİMİYET KAVGASINDA FURKAN CEM ER’E DÜŞEN GÖREV VE SORUMLULUK NE OLMALIDIR?
Değerli dostlar,
Siyasi çıkarlar uğruna oturduğu koltuğun hakkını teslim etmekten uzak siyasetçilerdir ki, ülkemiz için her zaman kan emici bir vampir gibi olmuşlardır. Bugüne kadar kendi rızalarıyla oturdukları koltuğu bıraktıklarını bir bilen ya da duyan varsa (istisnalar hariç) lütfen bize bilgi versin.

Gözünü kapitalist dünya hırsı bürümüş siyasetçiler; belde, ilçe, il başkanı, belediye başkanı ve milletvekili de olabilirler.
Sonuçta hepsi siyasetçidirler. Hepsi millet evlatlarına hizmet etme sözü vererek o koltuklara oturmuşlardır.
Hatta onlar için; “dişiyi erkek, erkeği de dişi yapmak”tan öte her türlü problemi çözmek ehliyet ve liyakatte olduklarına da inanmış olabilirsiniz. Onlar sizin için devlet kapısı gibidirler. Çözüm masasıdırlar. Adeta bir anne ve baba gibi de görebilir, dertlerinizi, içinizi ve dışınızı da onlarla paylaşabilirsiniz.
Ne var ki, ileride önü açık, çok genç ve bu genç yaşta çok önemli bir göreve getirilen sayın Furkan Cem Er, bu tanıma uymamakta, tavsiye ve telkinlerimize kulak asmamaktadır
İl başkanı, yaşı ne olursa olsun partisinin verdiği önem gereği sayın Cumhurbaşkanını temsil etmektedir.
Hatta milletvekili ve belediye başkanlarının da üzerindedir.
Bir il başkanı, bu bilinç içerisinde parti gemisini hiçbir kaza ve kırıma uğratmaksızın salimen limana ulaştırmak durumundadır.
DEĞERLİ DOSTLAR,
Isparta’da durum böyle midir? diye sorarsanız kesinlikle HAYIR!..
Çünkü il başkanı sistem ve toplumsal hayattaki sembolik ziyaret ve görüntülere kendi katılmadığı gibi çevresel etki değerlendirilmesiyle il başkanından birtakım bürokratlar da etkilenmektedir.
Bir arkadaşım bana şunu söyledi: “Başkanım, amcaoğlum vefat etmiş ama bizim partiden değil, gidebilir miyim? O da cevaben; Canlı olsa kabul etmezdim, öldüğü için son vazifeni yap” demiş.
DEĞERLİ DOSTLAR,
Birileri bizimle aynı kare resimde olmaktan, akıbeti Ankara’da olmaktan korkar hale gelmiştir.
Benim tavsiyem; Ankara’da olmak, alnı kara olmaktan daha kötü değildir.
Bu tür bürokratlara bir abileri olarak tavsiyem şudur:
Furkan Cem Er’de bunu bilsin.
Toplum, ahali, insanlar bir deniz; makamlar ise mevkilerine göre bir gemi, kayık ya da filikadır.
Altınızdan bu aletler kaydığı zaman toplum denizine düşersiniz. O zaman hiç kimse sizi de boğulmaktan kurtaramaz.
Benden söylemesi…
Mehmet Ali Çelik
Küresel Akdeniz
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.