Misparta Koku Müzesi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile tarih, koku ve gelenek birleşti
Misparta Koku Müzesi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile tarih, koku ve gelenek birleşti
Isparta Belediyesi tarafından hayata geçirilen Misparta Koku Müzesi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile tarih, koku ve gelenek birleşti. Isparta Beled...
Isparta Belediyesi tarafından hayata geçirilen Misparta Koku Müzesi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile tarih, koku ve gelenek birleşti. Isparta Beled...
Isparta Belediyesi tarafından hayata geçirilen Misparta Koku Müzesi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile tarih, koku ve gelenek birleşti. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in eşi Şadiye Başdeğirmen, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla davetlilere çiçek hediye ederken, Ramazan ayının 15’inden sonra Osmanlı saraylarında gerçekleştirilen buhursuyu geleneği, yeniden yaşatıldı.
Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Misparta Koku Müzesi’nde bir program düzenledi. Kokuyla Yazılan Kadın Tarihi sloganı ile düzenlenen programa Isparta’da görevli kadın yöneticiler ve siyasiler, belediye meclisinin kadın üyeleri, kadın muhtarlar ve belediyenin kadın personelleri katıldı.
Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in eşi Şadiye Başdeğirmen, program öncesi davetlilere 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle çiçek hediye etti.
Ardından programa geçildi. Programda Misparta Koku Müzesi Birim Sorumlusu Meryem Karakurt Göksal, Kokuyla Yazılan Kadın Tarihi konusunda çeşitli bilgiler verdi. Ardından Birim Sorumlusu Meryem Karakurt Göksal tarafından Şadiye Başdeğirmen başta olmak üzere davetlilere Misparta Koku Müzesi’ndeki kokuları tanıttı. Arıca Ramazan ayının genellikle 15’inden sonra Osmanlı saraylarında gerçekleştirilen buhursuyu geleneği, Misparta Koku Müzesi’nde yeniden yaşatıldı. Programa katılan davetliler, zamanla yayılan kokuların farkına vardıklarında bu geleneğin etkileyici yönünü daha iyi hissettiklerini belirterek, bu kültürel mirasın yaşatılmasının önemli olduğunu dile getirdi. Katılımcılar, buhur geleneğinin her yıl düzenli olarak gerçekleştirilmesi gerektiğini de özellikle vurguladı.
Misparta Koku Müzesi Birim Sorumlusu Meryem Karakurt Göksal, Ramazan ayının genellikle 15’inden sonra Osmanlı saraylarında gerçekleştirilen buhursuyu geleneği hakkında bilgi verdi. Meryem Karakurt Göksal, “Ramazan'ın genellikle 15’inden sonra saraylarda yapılan buhursuyu yine geleneksel yöntemlerle burada takdim edildi. Bir saray geleneği olarak Osmanlı döneminde yapılan bir kilisede bugün koku müzesi işlevi gören bu yerde yapılması ise bizim için onur verici. Gelen katılımcılar zamanda bir koku kokladıklarının farkına vardıkları için aslında bu geleneğin hiç bitmemesi gerektiğini de ve her yıl yapılması gerektiğini de özellikle vurguladılar” dedi.
BAŞKAN BAŞDEĞİRMEN: 270 YIL ÖNCE BU MEKANLARDA KOKULAR ÖĞRETİLMİŞ
Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, “Isparta’mızda Misparta adıyla başlatmış olduğumuz bir koku medeniyeti müzesinin içerisindeyiz. Günümüzden 270 yıl önce yapılan bir Ortodoks kilisesinin içerisindeyiz. Bundan 270 yıl önce hem bu kilise buraya yapılmış hem de buradan iki sokak ileriye bir cami yapılmış. Burada hem Müslümanlar hem de Hristiyanlar hem cami yapımında hem de kilise yapımında beraber çalışmışlar. İçerisinde bulunduğumuz mekanda kokular öğretilmiş. Bu kokuların içerisinde de her şeyin ana maddesi gül. Burada gül ön plana çıkıyor. Gülün içerisinde ve onun türevleriyle çok güzel kokular öğretilerek burada insanlarımıza bu kokular dağıtılmış. Aynı zamanda tabii ki sadece koku anlamında değil burada tedavi anlamında da kullanılan birçok çalışmalar yapılmış. Gül suyundan kaynaklı hastalanan çocukların ve insanlarımızın travmasından dolayı meydana gelen olumsuzluklarda gül suyu kullanılmış. Onun dışında dışarıda bahçesinde kazanlar kurularak lavantalar kaynatılmış. Lavanta yağlarından da tedavi ile alakalı birçok çalışmalar ortaya çıkmış” dedi.
BAŞKAN BAŞDEĞİRMEN: BUHURSUYU GELENEĞİNİ YAŞATIYORUZ
Ramazan ayının 15’inden sonra Osmanlı saraylarında gerçekleştirilen buhursuyu geleneğinin yeniden yaşatıldığını belirten Başkan Başdeğirmen, “Bizler Misparta adında bu kokuları yeniden burada imalatını yaparak canlandırdık. Mesela Osmanlı kültüründe buhur vardır. Bu Ramazan’ın 15. gününden sonra burada gül suları kaynatılır. Gül suyun içerisinde değişik koku verici ürünler koyarak kaynatılır. Ve o buhurlar bu kilisede değişik yerlerde buhurlarla insanlarımıza değişik kokular verilir. Şimdi biz de burada o 700 yıllık bir gelenek Osmanlı’dan beri gelen bir gelenek olan buhuru burada canlandırmaya çalışıyoruz. Tabii ki burası Misparta adında güzel koku anlamına gelen bir isimle burada gülden üretilen ürünler, gülden üretilen parfümler ve gül yağının ne kadar bu işin içerisinde olduğunu anlatan güzel çalışmalar yapıyoruz. Burada Misparta’yı anlatıyoruz, gülü anlatıyoruz, buhuru anlatıyoruz. Burada yapılan çalışmaları anlatıyoruz yıllar öncesinden gelen. Yani Osmanlı döneminde 700 yıl öncesinde yapılan çalışmaları anlatmaya çalışıyoruz. Buradan doğan çok da güzel geri dönüşler alıyoruz” diye konuştu.
BAŞKAN BAŞDEĞİRMEN: ATATÜRK’ÜMÜZÜN KULLANDIĞI KOLONYANI KOKLADIK
Başkan Başdeğirmen, Mustafa Kemal Atatürk’ün kullandığı kolonyanı Misparta Koku Müzesi’nde sergilediklerini belirterek, “Buradaki paylaşımlardan sonra geri dönüşlerine baktığımız zaman çok büyük ilgi görüyoruz. Mesela ben size küçük bir örnek vermek istiyorum. 6 Mart 1930 Mustafa Kemal Atatürk’ün Misparta’yı ziyaret ettiği gün. O bizim için çok önemli ve değerli bir gün. Bizi şereflendirdiği bir gün. 6 Mart’ta kendisinin vefat ettiği anda baş ucunda duran kolonya şişesiyle beraber onun içerisinde kalan kolonyanın sergisini yaptık burada. Atatürk’ümüzün kullandığı kolonyayı koklama imkanı bulduk biz burada. Az miktarda kalmış. O miktarı buraya kadar getirdik biz onu. Sağolsun bu konunun sahibiyle beraber bize büyük bir kolaylık sağladı. Ben buradan da teşekkür ediyorum o sergiyi açan büyüğümüze. Ve biz burada Atatürk’ümüzün kokladığı kolonyanın orijinalini ve üzerinde parmak izi olan şişeden kokladık. Mustafa Kemal Atatürk’ün parmak izi olan üzerindeki orijinal kolonya şişesini sergiledik biz burada. Yani bu Isparta koku medeniyeti Misparta böyle güzelliklere de ev sahipliği yapıyor” şeklinde konuştu.
BAŞKAN BAŞDEĞİRMEN: MİSPARTA KOKU MÜZESİ’NDE BUTİK ORGANİZASYONLAR YAPILIYOR
Misparta Koku Müzesi’nde önemli organizasyonların yapıldığını belirten Başkan Başdeğirmen, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Başkan Başdeğirmen, “Bugün 8 Mart gününde kadınlarımızla dar çerçevede bir çalışma içerisindeyiz ve bu tanıtımın içerisinde de hem Isparta’mızın tanıtımı hem de gülden gelen güzelliklerin tanıtımı ve kadınları ilgilendiren kısımlarıyla alakalı çok güzel bir söyleşi ve topluluk halinde bu işi yapmaya çalışıyoruz. Isparta’mız tabii ki Türkiye’de tek gül üretilen ilimiz. Endemik bitki olmasından kaynaklı başka yerde üretilemeyen Isparta’nın suyu, havası, mevsimi, güneşi, toprağı hepsinin birleşiminden kaynaklı sadece Isparta’da üretilen bir gül ve bunun içerisinde gül yağının dünyadaki ihtiyacının yüzde 65’ini tek başına karşılayan bir iliz. Parfümlerin içerisinde, ilaç sanayinde ve birçok sektörde gül kullanılıyor. Bundan dolayı biz bu konuda çok şanslıyız. Peygamber Efendimizin bir gülü olması, onunla özdeşleşmiş olması bu anlamda bizleri çok mutlu ediyor. Bugün de burada 8 Mart Kadınlar Günü’nde belediye meclis üyelerimiz, kadın muhtarlarımız, dostlarımız ve kadınlarımızla beraber hem 8 Mart Kadınlar Günü’nü kutluyoruz hem Ramazan’ın 15. gününden sonra yıllarca Osmanlı’da gelmiş olan o adet ve gelenekleri yerine getiriyoruz ve bu günleri yaşatmış oluyoruz” dedi.
Konuşmaların ardından program hatıra fotoğrafı ile sona erdi.








Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.