Dikkat! Çok hızlı ve çok kolay bulaşıyor!
Dikkat! Çok hızlı ve çok kolay bulaşıyor!
Isparta'da 7 yaşında hayatını kaybeden Cenker Doğanay'ın oğlu Barım Doğanay'a rahatsızlığının artması üzerine kaldırıldığı hastanede Influenza A virüsü teşhisi konuldu. Son dönemde çok hızlı ve çok kolay bulaşan bu virüs tehlikeli boyutta ilerliyor. Uzmanlar ise virüsünün yol açtığı tehlikeleri, bulaş yollarını anlatıyor.
Isparta'da 7 yaşında hayatını kaybeden Cenker Doğanay'ın oğlu Barım Doğanay'a rahatsızlığının artması üzerine kaldırıldığı hastanede Influenza A virüsü teşhisi konuldu. Son dönemde çok hızlı ve çok kolay bulaşan bu virüs tehlikeli boyutta ilerliyor. Uzmanlar ise virüsünün yol açtığı tehlikeleri, bulaş yollarını anlatıyor.
Barım Doğanay'ı aramızdan koparan Influenza A virüsü, Isparta'da ve ülkemizde bir kabus gibi büyüyor. Son dönemde Covid 19 ve çeşitli virüslerin sebep olduğu solunum yolu enfeksiyonlarının sıklığı arttı. Özellikle son haftalarda en sık Influenza A virüsünün yol açtığı grip vakaları görülüyor.
Barım Doğanay da hastaneye kaldırıldığı ve tedavisine başlanıldığında bu virüs teşhisi konuldu. Solunum yollarını etkileyen bu virüsün çok hızlı yayıldığı ve kolay bulaştığı uzmanlar tarafından açıklanıyor. Kentteki tüm hastanelerde özellikle çocuklar başta olmak üzere çok sayıda vatandaş bu rahatsızlık ile baş etmeye çalışıyor.
Bu yıl Influenza A virüsünün H3N2 tipi dünyada en sık karşılaşılan tip olarak karşımıza çıkıyor. Bebeklerden yaşlılara dek her kesimde çok yaygın görülen gripten korunmak için bazı kurallara kesinlikle uymak gerekiyor.
Uzmanlar, virüsden korunmak için yöntemleri anlatıyor.
EL HİJYENİNİ
Kapı kolları, masa yüzeyleri, bilgisayar klavyeleri, toplu taşıma tutacakları ve ortak kullanılan eşyalar H3N2 virüsünün yayılması için uygun zemin oluşturuyor. Bu yüzeylerle temas eden ellerin düzenli olarak sabun ve suyla yıkanması, el yıkama imkanı olmayan durumlarda geçici korunma için alkol bazlı el antiseptikleri kullanılması çok önemli.
SAĞLIKLI BESLENME
Grip, bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde daha ağır seyredebiliyor. Tek tip ve düzensiz beslenme vücudun savunma mekanizmasını ciddi oranda düşürüyor. Bu nedenle mevsim sebze ve meyveleri, protein kaynakları, yeterli sıvı tüketimi ve vitamin-mineral dengesi bağışıklık sisteminin güçlü kalmasında kritik rol oynuyor.
Özellikle C vitamini, çinko ve protein alımı bu dönemde daha da önem taşıyor. Eksiklik varsa D vitamini, B vitamini takviyesi de önemlidir. Ancak en önemlisi vitamin ve mineralleri doğal yoldan almaktır. Doktor önerisi olmadan, vitamin ve mineral değerlerinize bakılmadan takviye kullanmak fayda yerine zarar vereceğinden bilinçli davranmak gerekiyor.
YETERLİ VE KALİTELİ UYKU
Uyku, vücudun kendini onardığı ve bağışıklık hücrelerinin aktif hale geldiği en önemli süreçlerden biri. Yetersiz ve kalitesiz uyku bağışıklık yanıtını zayıflatıyor ve virüslere karşı direnci azaltıyor. Uyku süresinin yeterliliği kişiden kişiye değişmekle birlikte, her gece özellikle 22:00-02:00 saatleri arasında uykuda olmak ve kaliteli uyumak vücudun enfeksiyonlara karşı daha güçlü kalmasına yardımcı oluyor.
HASTA KİŞİLERLE YAKIN TEMASTAN KAÇININ
H3N2 virüsü öksürük, hapşırık ve konuşma sırasında havaya saçılan damlacıklar yoluyla kolayca bulaşabiliyor. Bu nedenle hasta olduğu bilinen kişilerle en az 1 metre, mümkünse daha fazla mesafe korunması çok önemli. Maske takmak, özellikle hastane asansörü, kalabalık toplu taşıma gibi alanlarda maske takmak çok kolay ve çok hızlı bulaşabilen virüslerden korunmada kritik rol oynuyor. “Ben güçlüyüm, bana bir şey olmaz” düşüncesi bu virüs için yanıltıcı olabiliyor ve ve kısa süreli temas bile bulaşmak için yetiyor.
STRESTEN UZAK DURUN VE RUH SAĞLIĞINIZI KORUYUN
Sürekli stres altında olmak ve stresi yönetmeyi becerememek bağışıklık sistemini baskılayan en önemli faktörlerden biri. Yoğun stres ve kaygı vücudu enfeksiyonlara daha açık hale getirmektedir. Bu nedenle stresi yönetmeyi öğrenmek çok önemlidir. Gün içinde kısa molalar vermek, nefes egzersizleri yapmak ve açık havada yürümek bile stres seviyesini düşürerek hastalıklara karşı koruyucu etki sağlayabilmektedir.
KAPALI ALANLARI SIK SIK HAVALANDIRIN
Odalar, toplantı salonları, sınıflar, ofisler ve kalabalık kapalı alanlar virüslerin yayılması için uygun ortamlar olarak karşımıza çıkıyor. Kapalı alanlarla havanın uzun süre değişmemesi virüs yoğunluğunu artırıyor. Bu nedenle mümkünse kapalı ve kalabalık ortamlardan uzak durulması, gerekliyse de ortamın düzenli aralıklarla havalandırılması bulaş riskini önemli ölçüde azaltıyor. Özellikle kalabalık toplantılar öncesi ve sonrası havalandırma ihmal edilmemeli.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.